Tarih: 2013
Konum: ANTALYA/TÜRKİYE
Tür: Konsept Tasarım + Anahtar Teslim
12. BATI AKDENİZ MİMARLIK ÖDÜLLERİ-PROJE DALI ÖDÜLÜ
Dr. Catchy’nin hikayesi, henüz ismi koyulmamışken bundan 3 sene öncesinde başlıyor. Bir fikir olarak başlayan bu hikaye, 3 sene içerisinde olgunlaşıyor, projelendiriliyor ve inşaatının tamamlanması ile Türkiye’nin sayılı keçi sütü ve ürünleri üretimi tesislerinden biri olarak hayat buluyor. Burdur’un Manca köyünde 1200m rakım üzerinde bir yayla coğrafyasında, modern üretim teknolojileri ve hijyen standartları dahilinde, ama doğallıktan da ödün verilmeden 1000 baş kapasite ile üretime başlıyor. Kısa ve uzun vadede, öncelikle bölgesel sonrasında ise ulusal boyutta bir pazara ulaşmak hedefi ile konsept bir mağaza oluşturmak üzere eş zamanlı olarak studiOAll ile buluşuyor. Ana fikir olarak; işin arka planını da ortaya koyabilecek ve doğallığın vurgulandığı bir atmosfer yaratmak, bir çiftlik ambiyansı oluşturmak hedefimiz oluyor. Spesifik bir konu üzerinde uğraşmak ve konsept bir proje oluşturmak her zaman farklı heyecanlar yaşatmıştır bize. Hem konsept tasarımını hem de uygulamasını yaptığımız bu proje de o projelerimizden biri olarak tabi ki daha en başında heyecanlandırıyor bizi. “Çiftlik” ve “doğallık” nasıl vücut bulmalı diye düşünmeye başlıyoruz. Mekanın bütününde yaratılacak ambiyans kadar, kullanılan malzeme ve detaylarda da bu kavramları hissettirmek ve vurgulamanın da şaşırtıcı ve etkileyici olacağı düşüncesi ile minik detaylar üzerinde yoğunlaşıyoruz. Mağazanın girişinde totem olarak mağazayı işaret eden ve sanki bir çiftliğin yönünü tarif edercesine tasarlanmış ahşap kütük ve levhalardan oluşan bir yönlendirme kullanıyoruz. Bu yönlendirmeyi de, çitler ve karaçimlerle sınırlandırıyoruz. “Çiftliğimize hoş geldiniz” J
Mağazaya adım atarken, keçi boynuzu şeklinde tasarlanmış kapı kolundan tutarak kapıyı açan müşterinin, kapı üzerine yerleştirilmiş bakır çanın çıkardığı çan sesi ile hoş bir giriş yapması sağlanıyor. Konseptin genelinde mümkün olduğunca nostaljik ve doğalı hissettiren ve artık biraz da iptidai gözüken detaylar kullanarak aslında müşteriyi bu noktada şaşırtmak üzerine bir senaryo kuruluyor. Ampuller en çıplak halleri ile tavandan sarkıtılarak mağaza aydınlatması sağlanıyor. Mağazada süt satışında kullanılacak süt şişeleri de birer aydınlatma elemanına dönüştürülerek mağaza cephesini süslüyor. Çiftlikte keçilerin karnını doyuran saman ve yonca balyaları, mağazada oturma elemanı olarak kullanılıyor. Saman sadece bu şekilde kullanılmıyor tabi: Duvarların sıvasına da karıştırılıyor, saman arabasının üzerinde dekoratif olarak da yer alıyor. Antika süt güğümleri, yayık ve çanlar mağazanın genelinde dekoratif olarak kullanılan aksesuarlar olarak yer alıyor. Bir de “çiftlik evi” dediğimiz bir duvarımız var. Burası aslında mağazanın, arka hacimlerinin, soğuk deposunun vs. bulunduğu alt katı ile müşterinin kullanımına açık olan üst katı arasında bir seperatör. Bu duvar da tabi ki boş bırakılmıyor ve çiftlik denilince aklımıza gelen bazı aksesuarlarla süsleniyor. İş önlüğü, kazma, kürek ve işyeri sahibinin çiftlikte giydiği orijinal çizmeleri, özel olarak imal edilen ahşap kasalar bu aksesuarlardan bazıları. Bir de minik mutfağımız var. Peynir çeşitlerinin tadımının yaptırıldığı alana yerleştirilen mutfakta, tadım için ön hazırlık yapılıyor. Ahşap varillerin bistro masa olarak kullanıldığı hemen önündeki kısımda da müşteriler tadımlarını gerçekleştirebiliyorlar. Mağazada fazla vakit geçirmek ve daha detaylı bilgi almak isteyen müşteriler için hazırlanan bekleme alanında ise, duvara ahşap çerçevelerle gizlenmiş lcd ekranlardan çiftlikle alakalı görseller izlenebiliyor.